GEÇİM DÜNYASI ……. GERÇEĞİ SÖYLE « Yalova Şerit

SON DAKİKA

GEÇİM DÜNYASI ……. GERÇEĞİ SÖYLE

Bu haber 23 Mart 2021 - 14:21 'de eklendi ve 795 views kez görüntülendi.

GEÇİM DÜNYASI

SMMM Ekrem EKMEKCİOĞLU

ekmekcioglu11@hotmail.com

 

GERÇEĞİ SÖYLE

 

 

Korku kapıyı çaldı.   Cesaret açtı.

Kapıda kimse yoktu.

Saygıdeğer yeğenim İ.E. göndermiş.

Önce kendi gerçeğimi söyleyeyim.

Bu başlığı “Bilgisayar Korsanı”

Filminin ilginç bir sahnesinden kopya ettim.  Çok beğendim.

Kendini savunmanın en etkin yolunun; Sadece ama sadece

“Gerçeği Söylemek” olduğu kısa ve net anlatılmış.

Peki GERÇEK nedir?  Üstteki anlatıma göre; Korkunun

karşısındaki cesarettir.  Zira, ancak gerçeği bilen cesur olur!

Korkmadan kapıyı açar.  Korku, işte o zaman korkar ve kaçar.

Gerçek:  “Somut ve nesnel olarak var bulunandır” diyor Sayın

Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Sözlüğü 14. Basım S.132,

“Gerçek; ussal olandır” Hegel a.g.e. S.132  Us: Akıl.  Düşünme

yetisi.  İnsanın eylemsel çabasıyla oluşmuş bir güçtür. a.g.e. S.430

Ussal:  Akılsal.  Düşünme yetisine dayanan, bilimsel deney ve

incelemelerle doğruluğunun onaylandığı ve kabul olunduğu,

akla yatkın olan.  Demek ki; “akıl”  ile “gerçek” arasında

doğrusal bir bağlantı var.

Eylem ve davranışlarımızın sonucunun, bizi nasıl bir gerçeklikle

karşı karşıya bırakacağı, bunu önceden düşünüp değerlendirmeler

yapma, düşünüp aklımızı kullanma becerimize bağlı olduğu kesin.

Peki, yaşamımızda gerçeği ama yalnızca gerçeği her zaman

söyleyebiliyor muyuz?   Buna salt evet demek olanaksız.

“Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar”  demiş atalarımız.

Ancak bu denli zarif ve ince betimlenebilir.  Rahmetli Bekir Coşkun

’un bizlere “Onuncu Köy”’den seslenmesi boşuna değildi.

İnsanlık var ola geleli iyi ile kötü, eğri ile doğru, yalan ile gerçek

hep mücadele etmişlerdir.

Çok büyük çıkar çatışmaları, savaşlar olmuşsa da sonunda iyiler,

doğrular, gerçeği savunanlar mutlaka ve mutlaka yenginin sahibi

olmuşlardır.  Bunun istisnası asla olmamıştır.  Bundan sonra da

olmayacaktır.

Akıl ve onun eseri olan bilim, gerçeği söyleyerek hep kazanan

olacaktır.  Yüce Kitabımız da, aklımızı kullanarak “gerçeği

söylememizi” emretmiyor mu?   Allah’ın emirlerine karşı gelip,

akıl ve bilim ışığındaki gerçeği esas almayan din bezirganları  da

şarlatanlıktan öteye gidemezler.

Ve en önemlisi halkımızın oylarını büyük vaadlerle stoklayan

saygıdeğer insanlar.  “Dün dündür, bu gün bu gündür” demagojisini

lütfen bir kenara bırakın.  Bizlere “gerçeği ama yalnızca gerçeği”

söyleyin.  Bina çökerse hepimiz ezileceğiz.

Naçizane önerim odur ki;

Bütün seçilmiş, seçilmemiş, atanmış, atanmamış, partili, partisiz

bizlere büyük bir şevkle, zerre kadar kamu malına el uzatmadan

var güçleriyle, canlarını dişlerine takarak hizmet eden, en tepeden

en alt sıradaki görevlilere değin resmi, gayri resmi tüm saygıdeğer

kamu çalışanlarımızın, göreve başladıkları anda ve insanlar

huzurunda; “yalnızca gerçeği söyleyeceğime namusum ve

onurum üzerine and içerim” şeklinde yemin etmeleri,

sanırım gerçekçi bir öneri olacaktır.

Adının “Bu Millet” olduğunu sanan, And’ı  yasaklanan

Büyük Türk Ulusu!  İslam’ın ilk emri:  “OKU” ve aklını kullan.

Aynanın karşısına geç ve kendi kendine GERÇEĞİ SÖYLE.

Bakalım, vicdanın ne yanıt verecek?

…  VE GEÇİMBİLİM

Bir gecede yüzde 15 fakirleştik.  Vatandaş kayıplarda. Tık yok.

Döviz-faiz  tahtaravallisi anormal işliyor.  Normal ortamlarda,

biri inerken, diğeri yükselir.  Bizde, ikisi de yükseliyor, açıklama,

bilgilendirme yok.  Ne oluyor, ne bitiyor; bilmek istiyoruz.

Lütfen, Gerçeği Söyleyin!

BİLGİ GÜÇ DEMEKTİR;  

Okumak ise bilgilenmenin ilk basamağıdır.

ÖNCE SAĞLIK: Temizlik-Maske-Mesafe-Beslenme

 

Ekrem Ekmekcioğlu
Ekrem Ekmekcioğluekmekcioglu11@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.