ÖĞÜT VEREN AYET-LERE… 002 BAKARA SURESİ… « Yalova Şerit

SON DAKİKA

ÖĞÜT VEREN AYET-LERE… 002 BAKARA SURESİ…

Bu haber 04 Nisan 2022 - 17:34 'de eklendi ve 233 views kez görüntülendi.

ÖĞÜT VEREN AYET-LERE

SMMM Ekrem EKMEKCİOĞLU

ekmekcioglu11@hotmail.com

 

SURE: 002  BAKARA SURESİ, (286) AYETTİR.

 

Adını  (67-71) ayetlerdeki kıssadan almıştır.  Medine’de inmiştir. Mushaf’ta  (2), iniş sıralamasında (87) suredir. Hicret’ten sonra inmeye başlayan Sure’nin inişi (9–10) yıl sürmüş ve bütün Medine  devri boyunca da devam etmiştir.  İçindeki Ayetü’l-kürsi’den (Ayet 255) dolayı  Sü-retü’l-kürsi, içerdiği hükümlerin çokluğu nedeniyle de Füstatü’l-Kur’an adları da verilmiştir.

TDVİA ve KYTMT

 

KONUSU:

Kur’An-ı Kerim’in kendine has tertip ve üslubu içinde şu “ana konuları” içermektedir:  İslam’ın getirdiği inanç,  tapınma (ibadet) ve yaşam düzeniyle ilgili temel bilgiler; münafıklar, Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller, insanın yaratılışı, yetenekleri, sınavı; İsrailoğulları tarihinin önemli kesitlerini, kâmil bir din olan İslam’ın, daha önceki dinlerin evrensel kısmını içerdiği, buna karşılık onların (değişmesi, ıslah edilmesi, düzeltilmesi gereken) yargılarını (hükümlerini) de ıslah ettiği; Hz İbrahim kıssası, Kâbe’nin yapılışı ve kıble oluşu; yitecekler, kısas, vasiyet, oruç,  savaş,  hac, nikâh, boşanma, dulluk, yetimlik, alkollü içki, kumar faiz, sözleşmelerin yazılması, din ve vicdan özgürlüğü KYTMT

Biz bu konuların içinden, yalnızca, çalışmamızın asıl amacı olarak; “ÖĞÜT VEREN AYET- LERE” ve bunlarla ilgi açıklamalara, burada yer vereceğiz.  EE

 

AYETLER:

Esirgeyen bağışlayan Allah’ın adıyla

001.-  Elif, Lam, Mim.

002.-  Bu  Kitap  (Kur’an)  hiç  kuşkusuz,  (günah  ve  kötü  işlerden)  sakınanlar  için, bir  yol

gösterici (rehber)’dir.

003.-  Onlar (Sakınanlar), Tarafımız (Allah CC)’dan gizli  tutulan (gayb)’a inanır (iman eder)’

lar, özel  duygu  ve davranışlarla  Allah’a  ibadet  ederler  (namazı kılarlar), kendilerine

verdiğimiz: bilgi, yetenek, varlık ve diğer tüm kazanım (rızık)’larından,  Allah yolunda

karşılık  beklemeden  (minnet  etmeden),  gereksinimi  (ihtiyacı)  olan  insanlar,  içinde

bulundukları  toplum  ve tüm  insanlığın  yararına  olmak amaçlı olarak harcarlar.  İsraf

etmezler.  KYTMT

004.-  Onlar  (sakınanlar)  Sana (Hz Muhammed SAV) ve senden  önce indirilene ve öldükten

sonraki ebedi yaşam’a (ahirete) kesin olarak inanırlar (iman ederler).

005.-  Rab’lerinden gelen doğru yol üzerinde olanlar, işte (o) sakınanlardır.  Kurtuluşa erenler

de onlardır.  KYTMT

006.-  Hak dinin getirdiği gerçekleri kabul etmeyenler (Allah’a inanmayanlar, yetime, yoksula

yolda  kalmışa, destek  olmayanlar, kul  hakkı  yiyenler, varlık ve yeteneklerini insanlar

için kullanmayanlar)’i uyarsan da, uyarmasan da birdir, inanmazlar.  KYTMT

013.-  Onlar (İnanmayanlar)’a,  “Müslümanların  inandığı  gibi  siz  de  inanın”   denildiğinde,

“Akılsızların  inandıkları  gibi  biz  de  inanalım  mı?” derler.  İyi bilin  ki, asıl akılsızlar

onlardır, fakat bilmezler.  KYTMT

016.-  Doğruya  ve iyiye  karşılık  sapıklığı  satın  alanlar (Münafıklar) işte (o)  inanmayanlar-

dır.  Bu nedenle de,  (Bilinçaltının derinliklerinde fırtınalar kopuyor, bunları bastırmak,

madde ötesini ve beşeri gücün çözümden aciz kaldığı sorunları unutmak için baş vuru-

lan “zevku  sefa  alemleri,  içki,  uyuşturucu, kumar masaları vb.”) ticaretleri kar getir-

medi.  Doğru yolu da bulamadılar.  KYTMT

019.-  (…) Oysa Allah, inkarcıları çepeçevre kuşatmıştır.  KYTMT

021.-  Ey (din, dil, ırk, sınıf ve bölgesel  ayrılıklarından  arınmış, inanç durumları ne olursa ol-

sun tüm)  insanlar!  Sizi ve sizden öncekileri yaratan (hiç bir ön koşul  olmaksızın Allah

tarafından  kabul  olunmuş  olarak), (asla  kendisinden  başka  kulluk edilecek bir kimse

bulunmayan) Rabbiniz’e kulluk edin ki, sakınabilesiniz.  KYTMT

023.-  Eğer Kulumuz’a indirdiğimiz Kitaptan dolayı bir kuşku içinde iseniz, O’nun benzeri bir

sure de siz getirin.  (…).  KYTMT

024.-  Yok  yapamadıysanız ki,  asla  yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan,

ateşten sakının.

025.- Allah’a inanan ve yararlı işler yapanlara, kendileri için altlarından ırmaklar akan cennet-

ler bulunduğu muştusunu ver!  (…).  Hem onlar Cennette ebedi kalacaklardır.

027.-  Onlar  (Küfre sapanlar) ki, iyice pekiştirdikten (söz verip antlaşma yaptıktan) sonra, Al-

lah’a verdikleri sözü bozarlar. Allah’ın birleştirmesini emrettiği iman ve akrabalık bağ-

larını keserler  ve  yeryüzünde  bozgunculuk  yaparlar.  İşte  zarara uğrayanlar onlardır.

KYTMT

028.-  Cansız  nesneler  (ölü)  iken  (Canlıların evrim yoluyla cansız nesnelerden ortaya çıktığı

net olarak  açıklanmaktadır.  EE), size  O (Allah CC) hayat verdiği halde, Allah’ı  nasıl

inkar  edebiliyorsunuz?  Sonra  sizi öldürecek, sonra yine diriltecek.  Sonra da O (Allah

CC)’na götürüleceksiniz.

030.-  Hani  Rabbin  meleklere: “Ben  yer  yüzünde  bir  halife yaratacağım” (Burada anlatılan

insanın yaratılması değil, Allah tarafından insana verilen özellikler, sorumluluklar, yet-

ki ve nimetlerdir).   (Bunlardan  [nimetlerden] biri ve belki de en önemlisi “halifeliktir”

[buradaki halifeliğin Allah ile ilgili olduğu ve “Allah’ın Halifeliği” olması] özelliğidir).

(Ayet açıkça Adem’in  (İnsanların) yeryüzünde “Allah’ın Halifesi” olacaklarını göster-

mektedir) demişti.  Melekler: “Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile anarken

orada  (yeryüzünde)  fesat  çıkaracak  ve  kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler.

Allah meleklere, “ Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu.  KYTMT

034.-  Meleklere,  “Adem’e  secde  edin”  dediğimizde iblis (şeytan) dışındakiler derhal secde

ettiler; iblis (şeytan) direndi, büyüklendi ve inkar edenlerden oldu.  KYTMT

039.-  İnkar  eden  ve ayetlerimizi  yalanlayanlara  gelince, onlar  cehennemliklerdir  ve  orada

temelli kalıcılardır.  KYTMT

040.-  Ey İsrailoğulları (…)

041.-  Elinizdeki  (Tevrat’ı)  onaylayıcı olarak  indirdiğimiz  (Kuran’a), iman edin; sakın O’nu

inkar  edenlerin  ilki  siz  olmayın!  Ayetlerimi  az  bir  çıkar  karşılığı satmayın.  Yalnız

benden korkun.  KYTMT

042.-  Hakk’ı  batıla  karıştırıp,  bile bile  hakkı gizlemeyin.  (Allah CC; bütün insanlığa doğru

ve gerçek olan ile yanlış ve asılsız olanı kasıtlı olarak karıştırmamaları, hakkı [doğruyu]

örtüp saklamaktan  kaçınmaları gerektiği yönünde son derece önemli bir uyarıda bulun-

muştur).  KYTMT

043.-  Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükü edenlerle birlikte siz de rükü edin.

044.-  Sizler  kitabı  (öğrenmek, anlamak için bkz: Yusuf Suresi 2.ayet) okuduğunuz halde, in-

sanlara  iyiliği  emredip, kendinizi unutuyor musunuz?  Aklınızı kullanmıyor musunuz?

KYTMT  (DİNİ ÇIKAR AMAÇLI KULLANANLARA ÖNEMLİ BİR UYARI  EE).

045.-  (Katlanılması ve kabullenilmesi  zor gelen durumlarda umarsızlık söz konusu ise) Sabır

ve namazla Allah’tan  yardım  isteyin.  Kuşkusuz bunlar, Allah’a saygı ile boyun eğen-

ler den başkasına ağır gelir.  KYTMT

048.-  Öyle bir günden (din  günü; hesap, ödül  ve ceza günü) korkun ki, o gün hiç kimse  baş-

kası için bir şey  ödeyemez; hiç kimseden şefaat (bağışlanma)  kabul  olunmaz, fidye de

alınmaz; onlara (insanlara) asla (hiç kimse tarafından) yardım da yapılmaz.  KYTMT

075.-  (Ey inananlar!)  Şimdi  bunların  (bütün  iman  etmeyenler) size ( Hz Muhammed SAV)

hemen  iman  edivereceklerini mi umuyorsunuz?  Oysa bunlardan bir gurup (Yahudiler)

vardı  ki, Allah’ın  kelamını  (Tevrat)  işitirlerdi  de, sonra O’na (Tevrat)  akılları yattığı

halde, bile O’nu (Tevrat) değiştirirlerdi.  KYTMT

081.- Hayır!  Kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte bu kimseler

cehennemliktirler; onlar orada ebedi olarak kalırlar.  KYTMT

082.- İman  edip,  hayırlı  işler  yapanlara  gelince,  onlar  da cennetliktirler; onlar  orada ebedi

kalacaklardır.  KYTMT

085.- (…).  Allah sizin yapmakta olduğunuzdan habersiz değildir.  KYTMT

098.- Her kim Allah’a, meleklerine, yalvaçlarına (Peygamberlerine),  Cebrail ve Mikail’e düş-

man ise bilsin ki, Allah da inanmayanların (inkarcıların) düşmanıdır.  KYTMT

107.- Yine bilmez misin ki, gerçekte Tüm Evren (gökler)’in ve Dünya (Yer)’nın yaratıcı sahip

liği (mülkiyeti) ve egemenliği (hükümranlığı) Allah’ındır. Sizin (insanlar) için Allah’tan

başka ne bir dost ne de yardımcı vardır.  KYTMT

112.- (…), kim güzel niyet ve davranış sahibi olarak kendini Allah’a teslim ederse, Rabbi’nin

katında onun ödülü vardır.  Öylelerine korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.  KYTMT

115.- Doğu da  Allahın’dır  batı da  (Kastedilen  tüm  Evren’dir),  Nereye  dönerseniz  (nereye

bakarsanız) Allah’ın  zatı  oradadır.  Kuşkusuz, Allah (zat ve sıfatlarında) sınırsızdır, her

şeyi bilendir.  KYTMT

118.- Bilgiden yoksun olanlar (Kur’an’ı okumayıp, bilgi  sahibi  olamayanlar), “Allah bizimle

konuşmalı veya  bize bir mucizeli işaret gelmeli değil miydi?” dediler. Bunun gibi onlar-

dan öncekiler de onların dediklerinin benzerini demişlerdi.  Kalpleri hep birbirine benzi-

yor!  Biz, gerçeği  kabul  edenlere ayetleri (Mucizeli işaretin bizzat Kur’an ayetleri oldu-

ğunu) açıkladık.  KYTMT

121.- Kendilerine kitap (Kur’an) verdiğimiz, O (Kur’an)’nu hakkını vererek (Analayarak, bkz

Sure 26, 2-3 ayetler) okumakta  olanlar  var ya, işte  inananlar onlardır; ama her kim onu

inkar ederse işte asıl kaybedenler de onlardır. KYTMT

147.- “Gerçek” Rabbinden  gelendir.  O halde,  sen  (Hz Muhammed SAV)  sakın  (Yahudi ve

hıristiyanların yanlış telkinlerine kapılıp) kuşkuya düşenlerden olma!  KYTMT

148.- (…).  Öyleyse hayırlarda yarışın. (…).  KYTMT

152.- Artık  siz  ben  (Allah CC)’i  anın ki ben de sizi anayım.  Bana şükredin, bana nankörlük

etmeyin.  KYTMT

154.- Allah yolunda öldürülenler (Şehitler) için “Ölüler” demeyin. Hayır onlar diridirler, fakat

siz bunu bilemezsiniz.  KYTMT

168.- Ey insanlar!  Yeryüzünde bulunan maddelerin helal (hakkında yasaklama veya kısıtlama

bulunmayan) ve temiz olanlarından yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin (şeytanın izinden

gidip haramlara bulaşmayın), çünkü o (şeytan) apaçık düşmanınızdır.  KYTMT

169.- O (Şeytan) size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söyleme-

nizi buyurur.  KYTMT

170.- Onlara (İman  etmeyenlere  pek  çok  bilgi verilip, uyarılar yapılarak sonuçta;) “Allah’ın

indirdiğine uyun” denildiğinde,(sanki kendilerine bu bilgiler hiç verilmemiş, bu uyarılar

hiç yapılmamış gibi) “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız, onların yolundan gide-

riz”  dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa.  KYTMT

173.- Allah size  yalnızca ölü hayvan etini, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesil-

miş olanı haram kıldı.  Ama biri  zorda  kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça

kendisine günah yoktur.  (…).   KYTMT

174.- Allah’ın  indirdiği  kitabın  bir  bölümünü  gizleyenler ve onu az bir karşılık için satanlar

yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar.  (…).

175.- İşte onlar, doğru yol (Hidayet) karşılığında sapıklığı, affedilmek  karşılığında azabı satın

almış kimselerdir.  Ateşe ne denli dayanıklılarmış!  KYTMT

176.- Bu  azabın  nedeni, Allah’ın, Kitabı  (Kur’an’ı)  hak  olarak  indirmiş  olması  ve Kur’an

hakkında aykırı  görüşlere sapanların derin bir ayrılıkçılık içine düşmüş bulunmalarıdır.

KYTMT

177.- (…)  Asıl  erdemli kişi: Allah’a, ahret   gününe, meleklere, kitaba (Vahiy  yoluyla  gelen

bütün kitaplara) ve bütün yalvaç (peygamber)’lara inanan; yardım isteyenlere ve özgür-

lüğünü kaybetmiş  olanlara  harcayan, namazı  kılıp  zekatı verendir.  Böyleleri anlaşma

yaptıklarında sözlerini tutarlar, darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler.  İşte

doğru olanlar bunlardır ve işte takva sahipleri bunlardır.  KYTMT

180.- Birinize ölüm yaklaştığında, eğer geriye mal bırakıyorsa anasına,babasına ve akrabasına

uygun bir vasiyette bulunması, sakınanlara bir borç olmak üzere yazıldı.  KYTMT

183.- Ey inananlar!  Sizden  öncekilerin  üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize

de sayılı günlerde oruç yazıldı.  KYTMT

184.- İçinizden  hasta  veya yolcu  olan, başka günlerde sayısınca tutar.  Orucu tutmakta zorla-

nanlar için  bir yoksulun  (günlük)  yiyeceği  kadar  fidye  vermesi  yeterlidir.  Bir iyiliği

zorunlu olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir.  Amam orucu tutmanız –bilirseniz– sizin

için daha hayırlıdır.  KYTMT

185.- O (sayılı günler), doğruyu  eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar

ve insanlara  rehber  olarak  “Kur’an’ın  indirildiği”  Ramazan ayıdır.  Artık  kim  bu aya

yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca

tutar (Oruç tutamayanların fidye vermesi yasaklanmamıştır.).  (…).  KYTMT

186.- Kullarım, Sana (Hz Muhammed SAV) Ben (Allah CC)’i  sorduklarında, bilsinler ki Ben

kullarıma yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm. Şu halde be-

nim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulmuş olsunlar.  KYTMT

187.- (…).  Kadınlarınız, erkekleriniz için bir elbisesiniz, erkekleriniz de  kadınlarınız  için bir

elbisesiniz.  (…)  KYTMT

188.- (…).  Bile bile günaha saparak, insanların mallarından bir kısmını (haksız yere) yemeniz

için onun bir  parçasını da yetkililere (rüşvet olarak) aktarmayın.  KYTMT

190.- Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılı-

ğa sapanları sevmez.  KYTMT

194.-  (…)  Allah’ın hükmüne saygılı olun ve bilin ki, Allah kendisine saygılı olanların yanın-

dadır.

195.-   Allah  yolunda  harcama  yapın;  kendinizi  ellerinizle  tehlikeye  atmayın.  İyilik  edin,

kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever.

204.-  İnsanlardan kimi de vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve O,

kalbindekine   Allah’ı   şahit   tutar.   Oysa  o  (Münafık)  kişi  İslam  düşmanlarının  en

yamanıdır.

205.-  O (İslam düşmanlarının en yanında olan) kişi iş başına geçti mi, yeryüzünde  bozguncu-

luk çıkarmak, ekini  (Ülkenin  ürün  varlığını) ve neslini  (İnsan yapısını)  helak  etmek

için koşar. Allah ise bozguncuları sevmez.

206.-  O (İslam düşmanlarının en yanında olan)’na “Allah’tan kork”  dendiği zaman da kendi-

sini,  gururu günah işlemeye sevk eder.   Cehennem de  O’nun hakkından gelir.  O (Ce-

hennem) ne kötü bir yataktır.

207.-  Yine insanlardan kimi vardır ki,  Allah’ın  rızasına  ermek için kendini feda eder.  Allah

ise kullarına çok merhametlidir.

208.-  Ey  iman  edenler!  Hepiniz  barış  ve  esenliğe  girin  de  şeytanın  adımlarına uymayın.

Çünkü o (Şeytan) sizin aranızı açan belli bir düşmandır.

215.-  Ey Muhammed!  Sana  ne harcayacaklarını (Mali yardımlarda kimlere öncelik verilece-

ğini) soruyorlar.  De ki: Hayır olarak  verdiğiniz nafaka,  ana,  baba, yakınlar, öksüzler,

yoksullar, yolda kalmışlar içindir.  Hayır olarak (bunların ötesinde)  daha ne yaparsanız

herhalde Allah onu bilir.

219.-  Ey Muhammed! Sana alkollü içki ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde de büyük

bir günah vardır.  (Alkollü içkide)  insanlar için  bazı küçük yararlar vardır  fakat zararı

çok   daha   büyüktür.   (Kumarda  kazanan  için göreceli  bir  yarar  vardır,  çalışmadan

edinilmiş  bir  kazançtır, ancak  kaybeden için bir yıkımdır).  Dolayısıyla günahları, ya-

rar1arından çok daha büyüktür.  Yine sana neyi,  iyilik yolunda harcayacaklarını (İnfak

edeceklerini) soruyorlar.  De ki: Kendi  gereksiniminizden  fazlasını iyilik yolunda har-

cayın (İnfak edin), İşte böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor.  Umulur ki siz düşünür-

sünüz.

220.-  (…).  Sana (Hz Muhammed SAV) yetimleri de soruyorlar.  De ki: onları iyi yetiştirmek

(Yüz üstü bırakmadan)  daha  hayırlıdır.  Eğer  onlarla  birlikte  yaşarsanız  (unutmayın)

onlar sizin kardeşlerinizdir.  Allah düzeltenden bozanı ayırıp bilir.  (…).

221.-  Allah’a eş koşan kadınları, iman etmedikçe nikahlamayın.  (…) Allaha eş koşan erkek-

lere de Allah’a eş koşmayan kadınları nikah ettirmeyin.  (…)

238.-  Namazlara ve orta namaza devam edin, Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.

243.-  Sayıca  binleri  buldukları  halde  ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi?

Bunun  üzerine  Allah  onlara  “Ölün” dedi.  Sonra da kendilerine hayat verdi.  (Surenin

ana konularından biri de indiği dönemin koşullarına uygun olarak Müslümanları “Ülke-

lerine  saldıranlara  karşı” savaşa hazırlamak ve teşvik etmektir.  Bu ayette değinilen bir

kıssa  veya temsilden sonra arkadan gelen ayette yine  “Allah yolunda  savaşın” emrinin

gelmesi, daha  sonra  İsrailoğullaarı’nın  savaş  karşısında  tutumlarının  anlatılması  da,

bunu  [Allah yolunda  savaşın]  emrini  güçlendirmektedir)  DİB Yayınları  Kuran Yolu

I Cilt S.381)  (…).

244.-  O halde (Size saldıranlara karşı), Allah yolunda çarpışın ve bilin ki  Allah her şeyi işitir

ve bilir.

254.-  Ey iman edenler!  Alım,  satım,  dostluk ve aracılığın  olmadığı bir gün   (Hesap Günü)

gelip çatmadan,  Allah’ın size verdiklerinden Allah için hayır yolunda harcama yapın.

255.-  Allah’tan  başka  tanrı (İlah)  yoktur.  O (Allah CC),  daima  diridir,  her şeyin varlığı O

(Allah CC)’na bağlı ve dayalı (Kayyum) dur,  ne uykusu  gelir  ne de uyur. Göklerde ve

Yerde ne varsa O (Allah)’nundur. (…).  O (Allah CC)’nun kürsüsü  (Duruşu, etki alanı)

gökleri   (Tüm   evreni)  ve  yer  (Dünya)’i  içine  almıştır.  O  (Allah)  yücedir,  mutlak

büyüktür.

256.-  Dinde  zorlama  yoktur.  Doğru  eğriden  açıkça  ayrılmıştır.   Artık  kim  sahte  tanrıları

(Tağut) reddeder de Allah!a inanır ise, sağlam bir kulpa yapışmıştır.  Allah her şeyi iştir

ve bilir.

257.-  Allah  iman  edenlerin  velisidir.  Onları karanlıktan aydınlığa çıkartır.  Allah’a inanma-

yanların velisi ise sahte tanrılardır; onları aydınlıktan karanlığa sürüklerler.  (…)

261.-  (Helal  yolla  kazandıkları) Mallarını  Allah  yolunda harcayanların durumu, bir (Başak)

tanesinin durumu gibidir ki, yedi başak bitirmiş ve her başakta yüz tane var.  (…).

262.-  Allah yolunda infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı, gönül incitme-

yi uygun görmeyen kimselerin, Rab’leri yanında ödülleri vardır.  (…).

263.-  Bir  tatlı  dil  ve  kusurları  bağışlamak, arkasından  eza  ve  gönül  bulantısı  gelecek bir

sadakadan daha hayırlıdır.  (…).

264.-  Ey  iman  edenler! Sadakalarınızı, (…) başa kakmak,  gönül  kırmakla boşa gidermeyin.

(…),

266.-  (…)   İşte Allah, ayetlerini size böylece açıklıyor.  Umulur ki, düşünürsünüz.

268.-  Şeytan sizi fakirlikle korkutup, çirkin şeylere teşvik eder.  Allah’da  (Size) lütfundan ve

bağışlamasından bir takım vaatlerde bulunuyor.  (…).

269.-  (Allah  CC)   Dilediğine   hikmet  verir,   hikmet   verilene  ise  pek  çok  hayır  verilmiş

demektir.  Ve bunu ancak üstün akıllar (Allah’a inananlar içinde üstün olanlar) anlar.

272.-  (…).  Allah  dilediğini  (Layık  olanı)  yola getirir.  Yaptığınız  her  iyilik  sırf  kendiniz

içindir.  (…).  İyilik  cinsinden  ne  harcarsanız, o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde

haksızlık yapılmaz.

273.-  Sadakalarınızı,  kendilerini   Allah   yoluna adamış  olan  fakirlere   veriniz.  Onlar  (…)

utangaç  olduklarından  dolayı,  bilmeyenler,  onları  varlıklı sanırlar.  (…).  Yüzsüzlük

yapıp kimseden bir şey de isteyemezler.  (…).

275.-  Riba, (Borçludan  borç  süresi  karşılığı  alınan  fazlalık [Faiz]) yiyen kimseler, şeytanın

çarparak sersemlettiği gibi kalkarlar.  Bunun  nedeni  onların “Alım satım da ancak faiz

gibidir” demelerindendir.  Oysa,  Allah alım satımı helal, faizi ise haram kılmıştır. Kim

de yine  faizciliğe  dönerse,  işte bunlar orada devamlı kalmak üzere cehennemliklerdir.

(Bir emek karşılığı olmayan gelirler, Allah katında makbul değildir.)    (Burada eleştiri-

len vahşi kapitalizmdir. Tüm üretici öğelerin üretimden paylarını hakça aldıkları düzen

de fiyat artışı (enflasyon) olmayacağından, para özgür biçimde el değiştireceğinden fai-

ze  gereksinim  olmayacaktır.  Faiz,   sermayenin sömürüsünün doğal sonucudur.  İslam

dini, kapitalizmi, özellikle de mal ve hizmet üretimini göz ardı edip, enflasyonist geçim

bilim modeli uygulayan kapitalizmi bu yönüyle eleştirmektedir. EE)

276.-  Allah  faizi  mahfeder,  sadakaları da bereketlendirir.  Allah günahta ve inkarda direnen

hiç kimseyi sevmez.

277.-  İman  edip,  iyi  işler  yapan,   namazı  dosdoğru    (Düzgünce)  kılan,  zekatı  verenlerin

Rab’leri  katında  elbette  iyi  ödülleri  vardır.  Onlara  hiçbir  korku olmadığı gibi, onlar

mahzun da olmayacaklardır.

280.-  Eğer  borçlu  darlık  içindeyse,  ona  ödeme  kolaylığına  kadar bir süre tanıyın.  Bu gibi

borçlulara  alacağınızı  bağışlayıp sadaka etmeniz, eğer bilirseniz sizin için, daha hayır-

lıdır.

282.-  Ey iman edenler!  Belli  bir  vade  ile karşılıklı  borç  alışverişinde bulunduğunuzda onu

yazın. (…). Yazı bilen biri, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazsın.  (…). Hazırda olan

iki kişiyi de şahit yapın. (…) Şahitler çağırıldıklarında kaçınmasınlar.  (…)  Alım satım

yaptığınızda  da yine şahit tutun.  (Bu şahitlik, alım satım işleminin kayıt altına alınması

şeklinde de olmalıdır.).  Böylece  ne  kayıt  tutan,  ne  de  şahitlik yapan zarar görmesin.

Eğer  onlara zarar verirseniz, o işte mutlaka size dokunacak bir günah olur.  (…)

283.-  (…).  Şahitliğinizi  inkar  edip  gizlemeyin,  onu  kim  inkar  ederse  mutlaka onun kalbi

vebal içindedir.  Her ne yaparsanız Allah onu bilir.

285 – 286.-  Yalvaç (Peygamber), Rabbinden  kendisine  ne indirildiyse, O’na iman etti.

Mü’minlerin de hepsi Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve Yalvaç (Peygamber)’larına

İman ettiler.  “Biz  Allah’ın  Yalvaç (Peygamber)’ları  arasında  ayırım yapmayız,

duyduk ve itaat ettik.  Ey Rabbimiz, bizi bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır”

dediler.   Allah hiç  kimseye  gücünün  yeteceğinden  başka  yük  yüklemez.   Herkesin

kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı da yine kendisinedir.

Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.

Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme.

Bağışla bizi ve merhamet et bize.

Sen bizim Mevlamızsın.

Kafir kavimlere karşı bize yardım et.

 

KISALTMALAR:

 

DİB        -Diyanet İşleri Başkanlığı.

KYTMT –Kuran Yolu Türkçe Meali ve Tefsir. TDV Yayını.

TDV       -Türkiye Diyanet Vakfı.

TDVİA  -Türkiye Diyanet Vakfı, İslam Ansiklopedisi.

 

NOT: “Öğüt Veren Ayetler” olarak tarafımızdan seçilen, bu Kur’an meallerinin tamamı TDV-Türkiye Diyanet Vakfı yayını, “KYTMT-Kur’an Yolu Türkçe Meali ve Tefsiri” nden alınmıştır.  Açıklamalar da yine TDV yayını “TDVİA-Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklo-pedisi’nden alınmıştır.  Parantez içindeki açıklamalar tarafımızdan konmuştur.  Kuşkusuz, bizim görüşlerimiz de, bilimsel eleştirilere açıktır.  EE.

Ekrem Ekmekcioğlu
Ekrem Ekmekcioğluekmekcioglu11@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.